PHUKET’E YOLCULUK
Artık Tayland’ın büyük şehrinden çıkıp büyüleyici adalarını keşfetme zamanı geldi. İlk durağımız elbette Phuket olacak.
Bangkok’tan kısa bir iç hat uçuşu ile Phuket’e ulaşıyoruz. İç hat uçak biletleri oldukça uygun.
Ada gerçekten çok büyük ve çok güzel; bir yanda uzun sahiller ve palmiye gölgeleri, diğer yanda şehir hayatı, yerel mahalleler, tapınaklar ve sürpriz sokaklar…
İlk olarak adada nerede kalacağımızı söylemeden olmaz. İlk durağımız ve ilk konaklama noktamız olarak Kamala Beach’i seçmiştik. Bu yüzden havalimanından kıyı şeridine giden servis araçlarıyla Kamala’ya geçtik. Ada sahilleri gerçekten inanılmaz; yine de deniz konusunda ben her zaman güzel ülkemizin Ege ve Akdeniz kıyılarını tercih ederim, o ayrı. Phuket’in plajlarını gezmeye devam edeceğiz elbette, ama ilk keşif rotamız Old Town, yani adanın eski şehir bölgesi.
Old Town’a ulaşım için birkaç alternatif var. Sonradan öğrendik ki Patong bölgesinden Old Town’a ücretsiz ring seferleri oluyormuş; biz bunu biraz geç fark ettik. Yine de pratik ve konforlu bir seçenek ararsanız Grab her zaman iş görüyor. Evet, fiyatlar Bangkok’a göre daha yüksek; fakat rahat bir yolculuk istiyorsanız, özellikle de günün sıcak saatlerinde, Grab gerçekten iyi bir tercih. Bu arada Patong, adanın merkezi olarak geçiyor. Tahmin edeceğiniz üzere oldukça kalabalık bir bölge; ancak sınırsız eğlence meraklıları burada kalmayı tercih edebilir. Biz de 3 gece bu bölgede konakladık. Patong’un adını da adanın sahillerinden bahsederken bol bol anacağız.
Adayı gezmeye eski şehirden başlamamızın nedeni, gerçekten Avrupai ve farklı bir mimarisinin ve yapısının olması. Ayrıca adalar turumuzu da buradan satın aldık ve çok da memnun kaldık.
Phuket Old Town bölgesine gittiğimde, buranın adanın klasik sahil atmosferiyle hiç alakası olmayan bambaşka bir yer olduğunu düşündüm. Çünkü Tayland’da değil de neredeyse Portekiz’deymişsiniz hissi veriyor. Rengârenk, tek katlı evleri ve sokaklarıyla gerçekten çok farklı ve çok güzel bir havası var. Burada sokaklarda kaybolmak, dükkânlara bakarak gezinmek çok eğlenceli; bu yüzden en az yarım gününüzü buraya ayırmanızı öneririm. Biz hem akşam hâlini de görebilmek hem de biraz daha serin bir zamanda dolaşabilmek için öğleden sonra gelmeyi tercih ettik ve iyi ki de öyle yapmışız. Üstelik burada çok şık ve güzel restoranlar bulmak da mümkün. Sokaklarda bir Portekiz havası var dedim ama Çin kültürü de oldukça baskın. Tüm bunlar bir araya gelince ortaya harika bir karışım çıkmış.
Yeme içmeden bahsetmişken, Old Town’da yer alan ve ismi Taipan olan meşhur bir tatlıcıyı da önermeden geçmek istemem. Burada hamurlu, sütlü pek çok farklı yerel tatlının tadına bakmak mümkün. Ben özellikle kahverengi jöleye benzeyen parçacıkların olduğu bir içecek ile hamurlu bir tatlı tercih etmiştim. Hamurlu tatlı bizim tatlılarımıza benziyordu; diğerleri ise elbette oldukça farklıydı. Ben genel olarak Thai yemeklerini yiyebildiğim için bu tatlıları da sevdim. Yolunuz düşerse kesinlikle denemenizi öneririm.
Old Town’ın bize en büyük güzelliklerinden biri de, yapacağımız adalar turunu tamamen tesadüfen buradan ayarlamış olmamızdı. Sokaklarda yürürken gördüğümüz tur reklamının olduğu yere girince çok tatlı bir hanımefendi ile konuştuk. Sezon dışına yakın bir dönemde orada olduğumuz için de bize güzel bir indirim yapıldı ve tek kişi fiyatına iki kişilik tur satın almış olduk. Turun ismi Nine Ocean. Eğer tur seçmekte zorlanırsanız, gerçekten gönül rahatlığıyla Nine Ocean’ı tercih edebilirsiniz; son derece profesyonel ve heyecanlı bir deneyimdi.
Zaten Tayland’da ilk kez tur ya da herhangi bir organizasyon satın alırken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: “Ben paramı verdim, otelimden almaya gelecekler… ya gelmezlerse?” Ama inanın kandırılma ya da dolandırılma gibi bir ihtimal neredeyse yok. Gelip kapıdan alıyorlar, organizasyon sorunsuz ilerliyor ve tüm gün planladıkları gibi akıyor. Bangkok’ta bize 15 günlük, oldukça detaylı bir gezi programı bile yapılmıştı; her adımda nerede kim tarafından alınıp nerede nasıl bırakılacağımız, konaklamamız… hepsi planlıydı. Biz daha esnek bir program tercih ettiğimiz için kabul etmedik ama etseydik de tüm organizasyonun sorunsuz işleyeceğinden zerre kuşku duymazdım. Tayland, turizm ve organizasyon konusunda gerçekten “aşmış” bir ülke bence.
Velhasıl, turumuzu da buradan ve indirimle alarak Phuket’teki ilk günümüzü bu şekilde tamamlamış olduk. Maceramızın devamında adanın sahillerinde gezinecek ve satın aldığımız turun programından bahsedeceğiz.
Yeni yazımızda görüşmek dileğiyle…











