GEZİ Bafra
Yasin TURAN

Merhaba saygıdeğer takipçilerimiz.

Bu ayki sayımızda kendime bir pozitif ayrımcılık yapıp kendi memleketim olan Samsun’un Bafra ilçesini tanıtmak istedim. Her yıl yaptığım gibi bu yaz da memleketime gelip defalarca gezip gördüğüm tarihi ve doğal güzellikleri yeniden görünce neden siz değerli okuyucularımız ile paylaşmayayım dedim. Samsun’un tarihi ve doğal güzelliklerini içerisinde barındıran Bafra, kentin doğa ve kültür turizmi bakımından en çok turist çeken ilçelerinden birisidir. Bafra’nın tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. İkiztepe örenyerinde yapılan araştırmalarda kalkolitik döneme (M.Ö. 5000-4000) ait yerleşmelerin izine rastlanmıştır. İkiztepe örenyerinde M.Ö. 4000 yıllarından M.Ö. 1700 yıllarına kadar 2300 yıl boyunca sürekli yerleşim yapıldığı anlaşılmıştır. M.Ö. 6. yy.da Lidyalıların eline geçen bölgeyi M.Ö. 546’da Persler istila etmiştir. İkiztepe’de Helenistik döneme (M.Ö. 330-30) ait bir anıt mezar da bulunmaktadır. Bu bölge M.Ö. 47’de önce Roma, sonra da Bizans egemenliğine girmiştir. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Selçukluların eline geçen Bafra’ya 1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzettin Keykuvas Türkmen aşiretlerini yerleştirmiştir. 1243’te başlayan Moğol istilaları Selçuklu İmparatorluğu’nun yıkılması ve Türk Beyliklerinin kurulmaya başlamasına neden olmuştur. İşte bu dönemde bölgede küçük bir Selçuklu beyliği olan BAFRA BEYLİĞİ kurulmuştur. 1640’ta ise Bafra Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Bafra adının: Kızılırmak’ın denize açıldığı yerde, (M.Ö. 521 yıllarında Fenikeliler zamanında) ticaret gemilerinin yanaştığı koylara kurulan, ticaret evlerine, Bafira denilmesinden geldiği sanılmaktadır.

Kızılırmak deltasını kaplayan Bafra Ovası güneyde dağlarla çevrilidir. Bunlardan en yükseği 1224 m ile Nebiyan Dağıdır. Bu dağlar Canik Dağları’nın uzantılarıdır. Bafra’nın en büyük, Türkiye’nin ise en uzun akarsuyu Kızılırmak bu dağları derin bir vadi ile geçerek ovaya ulaşır. Bafra ovası tamamen Kızılırmak’ın etkileri ile oluşmuştur. Irmağın denize yakın kısımlarında birçok göl oluşmuştur. Nebiyan Dağı’nın etekleri ise yayladır. Kızılırmak’ın uzunluğu 1151 km’dir. Sivas’taki Kızıl Dağ’dan doğar, Orta Anadolu’da geniş bir yay çizerek Bafra’dan denize dökülür. En çok Nisan ve Temmuz dönemlerinde su taşar.

Bafra’ya yaptığınız bir gezide belki de gizli kalmış güzelliklerden birini de siz keşfedeceksiniz. Bafra’nın her bir karış toprağından çıkarılan kalıntıların sergilendiği Bafra Müzesi, koruma altına alınmış Kuş Cenneti, geçmişin tozlu izlerini gösteren Asar Kale ve Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bahsettiği Büyük Camii başta olmak üzere Bafra’da gezilecek yerler saymakla bitmiyor.

KUŞ CENNETİ
Bafra şehir merkezine 18 km uzaklıkta olan Kuş Cenneti’ne 19 Mayıs ve Bafra ilçelerinden toplu taşıma araçlarıyla ya da özel araçlarla kolayca ulaşmak mümkündür. Kuş Cenneti, 56.000 hektarlık alana sahip olan Kızılırmak Deltası içerisinde yer almaktadır. Burada yaklaşık 1100 kuş türü yaşamaktadır. Türkiye’de bulunan 420 kuş türünden 340 kuş türünün varlığına rastlanmıştır. Ayrıca bunların 140 adedi Kuş Cenneti’nde yeni nesiller dünyaya getirmektedir. Son 20 yıldır dünyada varlığına yalnızca Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nde rastlanan kuşlar da vardır. Bunlar; Kuzey İncikuşu, Deniz Düdükçünü, Ak Kirazkuşu ve Küçük Kirazkuşu’dur. Ayrıca dünyada nesli tehlike altında olan 24 kuş türünden 15 adedi de deltada görülmüştür.

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’ne Eylül, Ekim, Mart ve Nisan aylarında geldiğinizde daha fazla kuş türünü gözlemleme fırsatı elde edebilirsiniz. 2 adet gözlem kulesi bulunan Kuş Cenneti’ne özel araçlarla giriş yapılamıyor. Dilerseniz bisiklet kiralayabilir, tesise ait golf arabaları ve shuttle otobüslerle veya doğa yürüyüşü yaparak gözlem kulelerine gidebilirsiniz.

Kuş Cenneti giriş ücreti bulunmamaktadır. Dürbün veya bisiklet kiralama gibi ek hizmetlerden ise cüzi miktarda ücret talep edilmektedir. 21 Nisan 2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararıyla kesin koruma alanı statüsüne kavuşan Delta, Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO Dünya Doğal Miras Alan adayıdır. Ayrıca Türkiye’de Tehlike Listesi’nde olmayan tek alandır. Kayıt altına alınmış 22 bin manda ile Samsun Türkiye birincisi iken Kızılırmak Deltası’nda ise 12 bin manda bulunuyor. Haliyle bu kadar mandanın bulunduğu Bafra, kaymağı ile de bilinen bir ilçedir.

BAFRA MÜZESİ
Bafra Müzesi, Bafra ilçe merkezinin batısındadır ve merkeze 1 km uzaklıktadır.

Bafra Müzesi, 1858 yılında şehir kulübü amacıyla inşa edilmiş, Cumhuriyet Dönemi’nde Tarım Kredi Kooperatifi ve konut olarak kullanılmıştır. 2012 yılındaysa Bafra Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Müze 1.520 arkeolojik ve etnografik esere ev sahipliği yapmaktadır. İki katlı binanın birinci katı Bafra’ya özgü mutfak, oturma odası ve yatak odası şeklinde düzenlenmiştir. Burada etnografik eserler sergilenmektedir. İkinci katı ise İlk Tunç Çağı’ndan yakın tarihe kadar uzanan arkeolojik eserlere ayrılmıştır. Müzede İkiztepe Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkan eserlerden bazıları sergilenmektedir. En dikkat çeken eserler arasında üzerinde ameliyat izlerine rastlanan kafatası yer almaktadır. Bafra Müzesi giriş ücreti bulunmamaktadır.

ASARKALE
Helenistik Çağ’a ait Asarkale, dev bir kaya kütlesi üzerine inşa edilmiştir. Stratejik konumu nedeniyle askeri amaçla yapıldığı düşünülmektedir. Zamanla tahrip olan kaleye şimdilerde asfalt bir yoldan giriş yapılmaktadır. İçerisinde kayaların düzeltilmesiyle basamaklar oluşturulmuştur. Basamaklar kullanılarak kalenin yukarısına kadar çıkılabilmektedir. Kalenin yakınında yine aynı döneme ait 3 adet mezar bulunmaktadır. Ana kaya oyularak yapılan mezarlar, sur kalıntılar, eski hapishane ve sarnıç kuyuları Asarkale’de görülmeye değer tarihi kalıntılardır. Derbent Barajı’nın oluşturduğu doğal güzellik de Asarkale’ye kadar uzanmaktadır.

 

BÜYÜK CAMİİ (CAMİİ KEBİR)
Bafra’nın en eski tarihi eserlerindendir. Evliya Çelebi’nin 300 yıl önceleri yazdığı meşhur Seyahatname’sinde bahsettiği iki camiden birisidir. Önceleri zamanın Bafra Beyi, İsfendiyaroğulları’na mensup Emir Mirza tarafından, merkezde toplanan halkın ibadetini ifa edebilmesi için ahşap olarak inşa edilmiştir. Bugünkü caminin ise üzerindeki kitabede Rumi 1670 tarihinde Ayşe Hatun tarafından yapıldığı ifade edilmektedir. Ayşe Hatun ise meşhur Osmanlı devlet adamı Köprülü Mehmet Paşa’nın kızıdır.

TAYYAR PAŞA CAMİİ
Tayyar Paşa Camii, Bafra Belediye Binası’nın hemen yanı başındadır. 1869 yılında Tayyar Paşa tarafından yaptırılan Tayyar Paşa Camii, tarihi özelliklerini yitirmeden günümüze kadar ulaşan tek şerefeli minareye sahiptir. Osmanlı’ya özgü iç kubbe yapısının ilk örneği olarak kabul edilmektedir. Caminin duvarındaki bezemeleri korumak ve gün yüzüne çıkarmak için yenileme çalışmaları yapılmıştır. Camiye ek ibadet yeri açılan Tayyar Paşa Camii, Osmanlı Dönemi’nden miras kalan önemli tarihi yapılarımızdan biridir.

BATIK MİNARE
Bafra ilçe merkezine 20 km uzaklıkta bulunur. 1984-1990 yılları arasında bölgeye Devlet Su İşleri tarafından Derbent Barajı kurulmuştur. Barajın yapımı sırasında Boğazkaya Mahallesi’nde yaklaşık olarak 200 yapı sular altında kalmıştır. Bu yapılar arasında bir caminin minaresi yıkılmayarak gölün ortasında ilginç bir görüntü oluşturmuştur. Bölgede su üstünde kalan tek yapı olan Batık Minare’ye Bafra’ya gelenlerin ilgisi fazladır. Batık Minare çevresinde turistler için safari turu, su altı dalışı ve olta balıkçılığı gibi aktivite imkânları da sunulmaktadır. Mahallede sular çekildiğinde su altında kalan ve 15 çocuğun kucaklayabileceği büyüklükte bir çınar ağacının dalları da görülebilmektedir.

ÇETİNKAYA KÖPRÜSÜ
1937 yılında yapılan Cumhuriyet Dönemi’nin ilk ve büyük eserlerinden olan Çetinkaya Köprüsü, Bafra ilçesinin sembolik yapılarındandır. 1937 yıllarına kadar bu köprü yapılmadan önce halk, 650 metre uzunluğunda ahşap bir köprü kullanmaktaydı. Bu köprü, tehlike oluşturduğu için yerine yeni Çetinkaya Köprüsü yapımına karar verildi ve günümüzdeki bu köprü inşa edildi.

Köprü, 7 kemerli ve 250 metre uzunluğundadır. Zemin bölümü parke taşlar ile kaplı olup, 3 kiriş ile bağlanmıştır. Köprü ayaklarının yapımında ise düzgün kesme taş kullanılmıştır. Diğer adıyla Gelin Köprüsü ismiyle de bilinmektedir. Manevi değeri olan köprüden yerli halk düğün konvoyu halinde geçmektedir. Manevi açıdan öneme sahip köprü, gezilecek yerler arasındadır.

BAFRA LEZZETLERİ
Bafra Pidesi:
Samsun’un Bafra ilçesine özgü Bafra Pidesi, “Coğrafi İşaret” tesciline sahip lezzetler arasındadır. İncecik hamuru, özel kıymalı harcı, doğal tereyağı ile odun ateşinde pişirilen Bafra Pidesi; ilçeye gelenlerin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Bafra Pidesi ülkemizin pek çok yerinde hazırlanmaktadır. Ancak nesiller boyunca ilk yapılan mayalı hamurdan yararlanarak yeniden günlük hamur mayalayan, böylece gün ve gün lezzeti artan hamurla Bafralı ustaların elinde pişen pidenin tadı bir başkadır. Meşhur Bafra Pidesi’nin tadına bakabileceğiniz çok sayıda pideciye Bafra ilçe merkezinde rastlamak mümkündür. Turan Usta ve Niyazi Kesim Restoran en meşhur Bafra pidecilerindendir.

Bafra Dondurması:
Bafra dondurması, Bafra’da üretilen bir dondurma çeşididir. Bafra dondurması, diğer dondurmaların aksine daha az yağlı ve daha az şekerli bir yapıya sahiptir. Bu nedenle daha sağlıklı bir alternatif olarak tercih edilir. Bafra dondurması, tarihi Osmanlı dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. İçerisinde süt, şeker, mısır nişastası ve vanilya gibi doğal malzemeler bulunur. Manda sütünden, yanmış, karamelize şekerden ve salepten yapılan gerçek bir dondurmadır. Bafra dondurması, tamamen organik ve doğal ürünlerden üretildiği için diğer dondurmaların aksine daha ince ve berrak bir görsel özelliğe sahiptir. Ayrıca şeker oranının daha az olması nedeniyle daha yoğun bir lezzete sahiptir. Balkaymak, Ballıbaba gibi Bafra’nın meşhur dondurmacılarında bu lezzeti tadabilirsiniz.

Bafra Nokulu:
Nokul, Bafra yöresinden tüm Samsun ve civarına yayılmış şerbetsiz bir tür tatlı hamur işidir. İçine genellikle ceviz ve kuru üzüm konulur. Bayramların olmazsa olmaz tatlısıdır. Her arife günü evlerde bayram için tatlı bir nokul hazırlama telaşı vardır. Bafra’da hemen hemen her pastanede bu ürünü bulmanız mümkündür.

Ayrıca bu saydığımız lezzetlerin yanında köylerde sıklıkla yapılan ve yapımında kuru yufka kullanılan yufka tatlısı, taptaze köy yumurtaları ile yapılan meşhur kıymalı su börekleri, Bafra düğünlerinin olmazsa olmazı etli keşkekler, Bafra’nın meşhur manda sütünde yapılan kaymaklı lokum ve yöreye has sazan ve alabalık Bafra’nın olmazsa olmaz ana lezzetlerindendir.

Facebook'ta paylaş
Pinterest'te paylaş
WhatsApp'ta paylaş
İlgili gönderiler
Yorumlar

Bir yanıt yazın