ESKİ BAYRAMLAR
Adem Can ÖZER

Eski bayramlar…

Eski bayramlar denince akla Ramazan ve Kurban Bayramları gelir genel olarak, ben farklı bir pencereden bakmak istedim bu yazımda. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı‘nı anlatmak istiyorum. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için çok özel günlerdi bu bayramlar. Günlerce önceden hazırlıklar başlar ve coşkuyla kutlanırdı. İlkokuldayken sınıflarımızı bayrak ve süs malzemeleri ile süsler ve bayramı karşılardık. Okulların bando takımları okulun bahçesinde provalar yapar ve trampetlerin sesi hem bando takımındaki çocukları hem de okulun diğer öğrencilerini bayram havasına sokardı.

Ülke genelinde ise TRT’nin 23 Nisan Çocuk Şenliği, günler öncesinden ekranlarda heyecan ve güzellikler sunardı. Dünyanın dört bir yanından gelen çocukların karşılanması, misafir edilmesi, provaları haber bültenlerinde ve özel yayınlarda yer alır ve izleyiciye aktarılırdı. Yurtdışından gelen çocuklar bazı ailelerce misafir edilirdi. Misafir çocuk ile ev sahipleri kaynaşır, aralarında bir bağ oluşurdu. Hatta misafir çocuklar giderken tüm aile ağlardı ve biz bunu televizyonda gözleri dolarak izlerdik. Bu güzel uygulama aynı zamanda farklı ülkelere kendi kültürümüzü aktarma fırsatı sunardı.

23 Nisan günleri erkenden okula gidilir ve farklı okullardan tüm öğrenciler şehir meydanlarında ya da stadyumlarda buluşurdu. Orada her okul kendi gösterisini sunar ve bayram bayram gibi kutlanırdı. Halkoyunları, piyesler, şiirler ve konuşmalarla renklenen törenin sonunda geçit töreni yapılırdı. Her okul sıra sıra yürürdü. Önde bando takımları, arkada büyük sınıflar ve en arkada en miniklerle geçit töreninin heyecanını hissederdik, adeta göğsümüz kabarırdı. Hatta törenin yapıldığı alandan okula gidene kadar bando takımı marşlar çalar ve esnaf ve yoldan geçenlerin alkışları ile yürüyüş devam ederdi. Okula varınca herkes evine dağılırdı, eve gidince hemen televizyon açılır ve TRT’nin 23 Nisan Çocuk Şenliği izlenirdi. Bu arada çocukluğumuzun 23 Nisanlarından bahsedip de Halit Kıvanç’ı anmamak olmaz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun beyaz saçlarıyla hatırladığımız Halit abinin.

Biraz büyüyünce 23 Nisan’dan 19 Mayıs’a terfi ettik.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, genç bir Cumhuriyet’in çocukları olan bizlerin gençliğe ilk adım attığımız dönemlerde unutulmaz anılar bıraktı. Genelde lise öğrencileri 19 Mayıs’ta gösteri için haftalar öncesinden hazırlıklara başlardı, şehrin stadında yapılacak spor gösterilerinde her okul kendini temsil edecek farklı bir gösteri hazırlar ve bunu seyirciye sunardı.

Aslında bu bayramların en büyük özelliği ülkemizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hem kendisinin hem de fikirlerinin anlatılmasına vesile olmasıydı. Gerek okullarda gerek törenlerde ve gerek televizyonlarda Mustafa Kemal’in eşsiz dehası anlatılır, Cumhuriyet’in önemi tekrar tekrar bizlere hatırlatılırdı. Ayrıca bu bayramlar tüm okulların ortak katılımı ile yapıldığı için birliğin ve beraberliğin bir sembolü olurdu, oysa günümüzde her okul kendi kutlamasını kendi okul binasında ya da okul bahçesinde yapıyor.

Bayramlarda, törenlerde dans eden gösteri sunan çocukların yüzüne baktığımızda mutluluktan neşeden ziyade bir gerginlik görmek söz konusu. Çocuklar bu bayramların zevkine varamadan kendilerini sahnede ispat etmek zorunda kalıyorlar ki, bu onlar için çok da güzel değil bence.

Umarım ki önümüzdeki yıllarda bu bayramlarımız eskisi gibi neşe içinde coşku içerisinde bayram gibi kutlanır.

Facebook'ta paylaş
Pinterest'te paylaş
WhatsApp'ta paylaş
İlgili gönderiler
Yorumlar

Bir yanıt yazın