RUHUN GÖÇ ZAMANI…

“Gitmek gerekiyor artık içimden. Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden.

Dönüşü olmayan yerlere…”

Benim, “ruhun göç zamanı” dediğim sonbahar duygusuna, Ataol Behramoğlu; “Gitmek gerekiyor artık içimden, dönüşü olmayan yerlere…” demiş.

Aynı anlama gelen, aynı duyguları; aynı mevsimde ama farklı kelimelerle yaşadığımız ustanın kalemiyle Ekim ayına “merhaba” dedim.

Eminim, nice okurumuz da benzer sonbahar duygularıyla okuyacak dergimizin sonbahar esintisindeki Ekim sayısını.

Belki bu ay pek çoğumuz yüreğine, “Toparlan, gidiyoruz buralardan!” dese de, hayatın içinde yüreğinin götüreceği yerlere canın istediğinde “ha” deyince gidilmeyeceğini de pekâlâ bilerek kalmaya devam ediyoruz kendi yaşam döngümüzde.

Kalmak zorunda olduğumuz yer, gurbet.

Gitmek isteyip de gidemediğimiz yer ise sılamız oluyor ister istemez.

Tıpkı Nazım’ın dediği gibi;

“Kalmak zorunda olduğu yer gurbetidir insanın. Gitmek isteyip de gidemediği yer de sılası…”

Kıymetli okurlar,

Duyguların sonbahara firar ettiği şu günlerde bir yerde kalsanız da bir yerlere göç etseniz de illaki dergi satırlarımız olsun yanınızda, hemen yanı başınızda.

Sevgimle…

Facebook'ta paylaş
Pinterest'te paylaş
WhatsApp'ta paylaş
İlgili gönderiler
Yorumlar