“Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.”
Kendimce bu ayı Mevlana ayı olarak ilan ettim.
Ve her ay olduğu gibi, yine sevgiyle harmanlayıp her ay görücüye çıkardığımız, yani okurlara sunduğumuz derginin bu ayki sayısını ona atfettim.
“Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönüle giren gözden ırak olsa ne olur?”
Neredeyse hayatımın her karesinde olan hatta her yazdığım kitapta ondan bir iz, bir kulple, bir esinti, bir hoşluk estirmeye çalıştığım Mevlana’ nın dokunuşları dergi okurlarıyla aramızda köprü olsun istedim.
Ve istedim ki; uzun uzun sevmeler inşa edelim sizinle, her mevsim, her sezon, her sene ve her sayıda…
Kalplerimiz deniz olsun, dillerimiz kıyı!
Öyle demiyor mu Mevlana; “Kalp denizdir, dil de kıyı. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.”
Benim denizimde sevgi var, bu yüzden kıyılarıma hep o vurdu…
Sözü güzeli şu ki; biz ekipçe bir kez daha sizler için sevgimizle köpürttüğümüz denizimizi sizlerin kıyılarına serdik…
Hem gönüllerinizde hem de sizinle birlikte her zaman her yerde olalım diye.
Sevgiyle…











