TOPLUMSAL GERGİNLİK VE EMPATİ
Adem CANÖZER
Toplumumuzun son yıllarda giderek artan bir gerginlik ile başı dertte. Siyaset, spor, trafik, eğitim, sağlık… Kısacası her alanda gergin insanları görmek fazlasıyla mümkün.
Akşam haberlerini izlediğimizde, haberlerin neredeyse yarısının toplumdaki gerginliğin bir sonucu olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Düşünsenize, hayatı boyunca daha önce hiç görmediği ve muhtemelen bir daha görmeyeceği bir insanla yol verme kavgası yüzünden tartışan, küfür eden ve hatta kavgaya tutuşan binlerce insan var. Üstelik bu kavgalar son zamanlarda yaralanma ve ölümle sonuçlanmaya başladı. Ortada hiçbir mantıklı neden yokken yaşanan bu olayların sonucunda ölenler, yaralananlar ve cezaevine gidenler mevcut. Yaşanan bu gerilimlerin görüntülerini izlediğimizde, olay kahramanlarının yüzlerinde ve vücut dillerinde birikmiş öfkeyi net bir şekilde görebiliyoruz.
Hastanelerde sağlık çalışanlarına yapılan saldırılar ise zaman zaman ülkenin ana gündem maddesi oluyor. Ancak çabuk unutan bir toplum olduğumuz için bu olaylar uzun süre konuşulmuyor. Hastanelerde, insanlara yardım etmek için bulunan ve aynı anda yüzlerce kişiye hizmet etmeye çalışan sağlık çalışanlarına yapılan saldırılar maalesef ölümle bile sonuçlanabiliyor.
Toplumumuzda özellikle erkeklerin en büyük tutkularından biri olan futbol da gerginlik ve kavgaların odak noktası. Gerek saha içinde gerek saha dışında yaşanan tartışmalar, kavgalara dönüşerek ülke gündemini meşgul edebiliyor. Milyonlarca insan, statlardaki olayları yaşıyor veya ekran başında izlerken bu gerginliklerin etkisi altında kalıyor.
Okullarda ise durum ne yazık ki daha iyi değil. Eskiden öğretmenlerin otoritesine dayanan bir eğitim sistemi vardı; ancak günümüzde özellikle liseli öğrencilerin öğretmenlerine karşı şiddet uyguladığını büyük bir dehşetle izliyoruz. Artık öğretmenlerin, müdürlerin yaralanması hatta öldürülmesi gibi olaylar yaşanıyor. Akran zorbalığı da okullardaki en büyük sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.
Kadına yönelik şiddet, sosyal medyada ve televizyonlarda sık sık karşılaştığımız bir diğer büyük sorun. Sokakta, bir adamın bir kadını öldüresiye dövmesi, yaralaması ve hatta öldürmesi, artık toplumumuzda sıradanlaşmış gibi görünüyor.
Şiddetin Nedenleri
Bu şiddetin nedenlerine baktığımızda, ekonomik sıkıntılar, toplumsal buhranlar ve aile içi sorunlar gibi pek çok etkeni görebiliyoruz. Giderek asık suratlı bir topluma dönüşen bizler artık eskisi kadar gülmüyoruz. Her an kavgaya ve tartışmaya hazır hâle geldik. Empatiden uzak, hoşgörüsünü kaybetmiş bir toplum olma yolunda ilerliyoruz.
Çözüm Yolları
Bu gidişatı değiştirebilmek için öncelikle herkes kendi iç dünyasında barışı sağlamalıdır. Daha sonra ailemizle, arkadaşlarımızla ve çevremizle barışmalıyız. Özür dilemekten korkmamalıyız; “affedersin” diyebilmeliyiz.
Eğitim sistemine de bu konuda büyük bir sorumluluk düşüyor. İlkokul birinci sınıftan itibaren empati ve hoşgörü dersleri müfredata eklenmeli. Devlet ve millet el ele vererek topyekûn bir seferberlik başlatmalı ve bu sorun daha da büyümeden çözüme ulaştırılmalı.
Son olarak kendi adıma, bu konuda bir adım atabilmek için bugüne kadar kırdığım, incittiğim herkesten özür diliyorum.
Saygılar…
Adem Canözer











