Anlamlı Bir Yaşam Nedir?
Mart sayımızdaki yazımda insanın kendi varlığını anlamlandırma ihtiyacından bahsetmiştik…
Şu an bulunduğumuz yeri, buraya nereden, nasıl geldiğimizi, neden burada bulunduğumuzu ve şu an ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz ancak bu dünyaya gözlerimizi bunların hiçbirini bilmeden açtık… İşte içine doğduğumuz çevre, toplum, yaşam koşulları, aile, yaşadıklarımız vb. ile dünya bizi şekillendirirken bir yandan da iç ve dış dünya sorgulamalarımız ile bu durumun yarattığı anlamsal boşluğu doldurmaya çalışırız. Kendimizi, gördüklerimizi ve yaşadıklarımızı anlamlandırmaya, bir bütünlük hissiyatına ulaşmaya çalışırız…
İçinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, bu içsel arayışın bir tezahürü olarak insan her zaman daha ‘iyi’ şartlara ulaşmayı arzular. Daha mutlu, daha zengin, daha değerli, daha başarılı, daha güçlü olmak gibi… Ancak doğru olduğuna inandığımız, bu dünyada şekillenmiş olan kendimiz ile ilgili oluşan ‘fikrimiz’, kararlarımız ve kararlarımızın sonucunda yaşadıklarımız ile bir bütünlük arz ederken, yaşadığımız bütünlük hissiyatı, duygular, ego, akıl gibi iç dünya etkenleri ve ilişkiler, toplum kuralları gibi dış dünya etkenleri ile sınanır. Bu da en başta bahsettiğimiz, varlığımızı içsel ve dışsal olarak, bir sorgulama veya düşünceye gerek kalmaksızın anlamlı hale getiren bir gerçekliğe ulaşma ihtiyacını gösterir.
Kendimiz ile ilişkimizi anlamaya çalışırken sorulması gereken soru şudur; “ben, kendim ile ilgili fikrimin etkisiyle ‘olmak istediğim’ gibi miyim? Yoksa olduğum gibi miyim?”
Doğal bir kendilik hali başka hiçbir şey yapmaya gerek kalmadan kendini değerli hissetme, gerçekle bütünlük ve kendinle barışık olma halidir. Diğer türlü sadece ‘belirli şartlar’ oluşursa kendini mutlu ve değerli hissetme hali ise aslında kendinle bağ kuramamış olmaktır.
İnsana, kendisi ile ilişkisini gösterecek bir diğer konu da ego farkındalığı. Kişi kendi varlığı üzerinde bir hak iddia etmediğinde kendisini fark etmeye başlar. Bu sayede kendini gözlemleme yeteneği gelişir ve kendisini daha nesnel değerlendirebilir.
Sonuç olarak; insan kendisini tanımlamak ister ancak gerçek, kendimizi tanımlamadığımızda görünmeye başlar. Dolayısıyla kendinizi sevin.











